ABD ve İsrail'in sabah saatlerinde İran'a düzenlediği ortak saldırılar, bölgede güvenlik ve istikrar açısından yeni bir kriz ortamı yarattı. İran ile ABD arasındaki müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşen bu saldırılar, Orta Doğu'da uluslararası dengeleri sarsan bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Saldırılar başkent Tahran başta olmak üzere İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentlerini hedef aldı. İsrail Savunma Bakanlığı saldırıların "önleyici" nitelikte olduğunu belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik "büyük bir operasyon" başlatıldığını duyurdu. Olayın ardından İsrail ve İran hava sahalarını kapattı; İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi ve sirenler çaldı. İsrail halkı için sığınaklara yönlendirme uyarıları yapıldı.

İran ordusu ise ABD ve İsrail'e karşılık olarak İsrail'e onlarca balistik füze ve insansız hava aracıyla karşı saldırı başlattığını açıkladı. Ayrıca İran, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün'deki ABD üslerini eş zamanlı olarak hedef aldı ve Bahreyn'deki ABD donanma üssüne de saldırı düzenledi.

Uluslararası kaynaklara göre, bölgede devam eden kurtarma operasyonlarında 220'den fazla Kızılay ekibi görev yapıyor. Saldırıların ardından bölgedeki insani ve güvenlik riskleri artarken, diplomatik ilişkilerde yeni bir gerilim dalgası ortaya çıktı.

Sözcü, hedef bölgelerde 220'den fazla Kızılay ekibinin bulunduğunu ve kurtarma operasyonlarının devam ettiğini söyledi.