ABD'nin Küba'ya uyguladığı petrol ambargosu, ülkede temel hizmetlerin aksamasına ve insani krizin büyümesine yol açıyor. Birleşmiş Milletler yetkililerine göre, devam eden enerji kısıtlamaları nedeniyle özellikle sağlık ve gıda tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar yaşanıyor.

BM temsilcisi Pichon, New York'taki BM Genel Merkezine yaptığı video bağlantısında, yaklaşık bir ay önce ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan başkanlık kararnamesinin ardından Küba'da yaşanan insani etkilerin her geçen gün daha da ağırlaştığını belirtti. Pichon, ülkede geçici bir kıtlık değil, temel insani riskleri artıran sistemik bir enerji şoku yaşandığını ve yakıtın hastanelerden su teminine, gıda dağıtımından ilaç taşımacılığına kadar birçok alanda hayati rol oynadığını vurguladı.

Küba'da kronik hastalıklarla yaşayan 5 milyon kişi ve sürekli bakım gerektiren binlerce kanser hastası ile 32 binden fazla hamile kadın, enerji krizinin doğrudan etkilediği en kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Enerji kıtlığı devam ettikçe, bu kırılganlıkların daha akut insani risklere dönüşeceği öngörülüyor. Ayrıca, petrol ambargosunun ülkedeki gıda güvenliğini de olumsuz etkilediği ve üretimden tüketime kadar tüm tedarik zincirinin bozulduğu bildiriliyor.

Geçen yıl Ekim ayında yaşanan ve 2 milyondan fazla insanı etkileyen Melissa Kasırgası'nın ardından ülke altyapısında hâlâ onarım çalışmaları sürerken, yakıt krizinin insani etkileri daha da derinleşiyor. BM yetkilileri, mevcut durumun uluslararası yardımın etkin şekilde seferber edilmesini de ciddi biçimde sınırladığını belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak'ta Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelere yönelik gümrük vergisi uygulamasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı. Beyaz Saray, bu adımın ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını açıklamıştı. Trump, 1 Şubat'ta Küba yönetimiyle petrol tedariki konusunda görüşmelerin başladığını duyurmuş, ancak Küba tarafı bu iddiayı reddetmişti.