Günümüzde kullandığımız saat, dakika ve saniye sisteminin kökeni, yaklaşık 7.000 yıl önce Mezopotamya'da yaşamış Sümerlere dayanıyor. Bu kadim uygarlık, matematik ve zaman ölçümünde 60 tabanlı bir sistem geliştirdi.
Sümerlerin bu sistemi neden tercih ettiği tam olarak bilinmese de, parmak eklemleriyle sayma yöntemi veya 60 sayısının bölünebilirliği gibi teoriler öne sürülüyor. 60 sayısı, kesirli veya ondalık sayılara ihtiyaç duymadan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 12, 15, 20, 30 ve 60'a tam bölünebilmesi sayesinde muhasebe, vergi toplama ve arazi ölçümü gibi pratik uygulamalarda büyük kolaylık sağlıyordu.
60 TEMELLİ ÖLÇÜM
Sümerlerin matematik sistemini neden 10 yerine 60 tabanlı kurduğuna dair kesin bir kanıt olmasa da, bu sistemin pratikliği öne çıkıyor. Martin Willis Monroe'ya göre, Sümerlerin tarım sisteminin kayıtlarını tutma ihtiyacı, karmaşık sayı sistemlerini geliştirmelerine yol açtı.
Bu sayılar, başlangıçta kil tabletlere işleniyordu. 19. yüzyılda keşfedilen bu tabletler, Sümerlerin farklı sayı sistemleri kullandığını gösterse de, zaman ölçümü için 60'lık sistemin benimsendiği anlaşılıyor. Erica Meszaros, Sümerlerin 60'lık sistemde sayıları basamak kaydırarak temsil ettiğini belirtiyor.
ZAMANIN KÖKENİ
Sümerlerden sonra gelen Babilliler, M.Ö. 1000 civarında güneş ve su saatlerini kullanan ilk uygarlık olarak biliniyor. Günümüzdeki 24 saatlik gün sisteminin kökeni ise Antik Mısırlılara dayanıyor. M.Ö. 2500 civarına ait dini metinlerde, gecenin 12 saate bölündüğüne dair kanıtlar bulunuyor.
Mısırlıların neden daha sonra geceyi 12 saat olarak belirlediği bilinmese de, bu bölümleme zamanla 24 saatlik gün sistemine evrildi. Bu şekilde, binlerce yıl öncesinden gelen Sümerlerin 60 tabanlı sistemi, modern zaman ölçümümüzün temelini oluşturmaya devam ediyor.





