Dünyanın farklı bölgelerinde artan güvenlik endişeleri, hükümetleri afet ve kriz hazırlıklarını güçlendirmeye yöneltti. Avrupa'dan Asya'ya, Amerika'dan Okyanusya'ya kadar birçok ülkede vatandaşlara olası krizlere karşı evlerinde temel ihtiyaç malzemeleri bulundurmaları tavsiye ediliyor.
Uluslararası basında yer alan değerlendirmelere göre 33 ülkede farklı süreleri kapsayan acil durum hazırlık rehberleri ve stok çağrıları bulunuyor. Tavsiyelerin kapsamı ülkelere göre değişirken Avrupa Birliği en az 72 saatlik, Almanya ise 10 günlük temel ihtiyaç hazırlığını öne çıkarıyor.
Avrupa Komisyonu, 26 Mart 2025'te açıkladığı Hazırlık Birliği Stratejisi kapsamında vatandaşların acil durumlarda en az 72 saat boyunca kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmasını hedefledi. Strateji; savaş, jeopolitik gerilim, siber saldırı, sabotaj, salgın hastalıklar ve doğal afetleri kapsıyor.
Hükümetleri harekete geçiren üç temel risk
Ülkelerin acil durum hazırlıklarını artırmasında üç temel risk öne çıkıyor.
İlk sırada siber saldırılar ve kritik altyapı güvenliği bulunuyor. Elektrik, su, iletişim ve gıda tedarik sistemlerinin dijital altyapılara bağımlı olması, olası saldırıların günlük yaşamı doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor.
Fransa'da Ekim 2026'da çok sayıda marketin soğutma sistemlerini etkileyen siber saldırılar yaşandı. Uluslararası basında yer alan haberlere göre yüzlerce markette soğutma ve dondurma sistemleri devre dışı kaldı, tonlarca gıda ürünü kullanılamaz hâle geldi. Fransa'daki olayların ardından 2 Kasım 2026'da İsveç ve Belçika'daki bazı marketlerde de benzer sorunlar yaşandı. Olaylar siber saldırı şüphesiyle inceleniyor.
İkinci risk doğal afetler ve aşırı hava olayları. Deprem, sel, orman yangını, fırtına ve volkanik faaliyetler ülkelerin afet yönetimi planlarını güncellemesine neden oluyor.
Japonya, bu kapsamda 2 Kasım 2026'da Ulusal Afet Yönetim Ajansını faaliyete geçirdi. Yeni kurumun büyük depremler, seller ve volkanik faaliyetlere karşı hazırlık çalışmalarını koordine etmesi planlanıyor. Nankai Çukuru'nda olası büyük deprem, Tokyo'da meydana gelebilecek güçlü sarsıntılar ve Fuji Yanardağı'nın patlama ihtimali Japonya'nın afet planlamasında öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Yetkililer vatandaşlara en az üç günlük su ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurmalarını tavsiye ediyor.
Üçüncü risk ise Ukrayna, Orta Doğu ve Tayvan çevresindeki jeopolitik gerilimler. Bölgesel çatışmaların enerji hatları, uluslararası ticaret, ulaşım ve tedarik zincirleri üzerindeki olası etkileri ülkelerin kriz hazırlıklarını artırmasında etkili oluyor.
Ülkelere göre acil durum hazırlık süreleri
Ülkelerin vatandaşlarına yönelik hazırlık tavsiyeleri, risk değerlendirmelerine ve ulusal afet planlarına göre farklılık gösteriyor.
-
Almanya: Federal Sivil Koruma ve Afet Yardımı Dairesi (BBK), vatandaşların 10 günlük gıda ve içme suyu stoğu bulundurmasını öneriyor. En az üç günlük hazırlıkla başlanabileceğini de belirtiyor.
İsveç: Hanelerin en az bir hafta boyunca kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde hazırlanması tavsiye ediliyor.
Norveç: Vatandaşlara bir haftalık temel ihtiyaç stoğu öneriliyor.
Avusturya: İki haftaya kadar yetecek acil durum hazırlığı tavsiyeleri bulunuyor.
Fransa: En az 72 saatlik acil durum hazırlığı öne çıkıyor.
Birleşik Krallık: Üç günlük temel ihtiyaç malzemesinin hazır bulundurulması tavsiye ediliyor.
Finlandiya: En az 72 saatlik hazırlık yaklaşımı uygulanıyor.
Japonya: En az üç günlük, mümkünse bir haftalık ihtiyaç stoğu öneriliyor.
Almanya'nın resmî BBK kurumu, özellikle elektrik kesintisi, ulaşımın aksaması ve marketlere erişimin zorlaşması gibi durumlara dikkat çekiyor. Kurum, kişi başına haftalık yaklaşık 14 litre içecek stoğu bulundurulmasını da öneriyor.
Acil durum çantasında neler bulunmalı?
Yetkililer, olası bir kriz durumunda yalnızca gıda değil, elektrik ve iletişim kesintilerine karşı kullanılabilecek ekipmanların da hazır bulundurulmasını istiyor.
Acil durum çantasında bulunması önerilen temel malzemeler şöyle:
-
İçme suyu: Kişi başına günlük yaklaşık 2 litre içme suyu.
Uzun ömürlü gıdalar: Konserve, kuru gıda ve bozulmadan saklanabilen yiyecekler.
İlaçlar: Düzenli kullanılan ilaçlar ve ilk yardım malzemeleri.
Aydınlatma: El feneri, yedek pil ve pilli radyo.
İletişim: Şarjı dolu powerbank ve acil durum iletişim bilgileri.
Hijyen malzemeleri: Islak mendil, sabun, tuvalet kâğıdı ve kişisel temizlik ürünleri.
Önemli belgeler: Kimlik, sigorta ve diğer önemli evrakların kopyaları.
Nakit para: Elektronik ödeme sistemlerinin çalışmadığı durumlar için bir miktar nakit.
Evcil hayvan ihtiyaçları: Mama, su ve gerekli ilaçlar.
Almanya'nın resmî hazırlık rehberinde özellikle elektrik kesintisi sırasında buzdolabı gerektirmeyen ve soğuk tüketilebilen gıdaların bulundurulması tavsiye ediliyor. Bebekler, yaşlılar ve özel beslenme ihtiyacı olan kişiler için de ayrı hazırlık yapılması isteniyor.
Acil durum stoğu önerisi bulunan 33 ülke
Uluslararası basında yer alan listede acil durum hazırlık tavsiyeleri bulunan 33 ülke şöyle sıralanıyor:
-
Avrupa: Almanya, Avusturya, İsveç, Norveç, İsviçre, Estonya, Birleşik Krallık, İrlanda, Fransa, Hollanda, Danimarka, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Polonya, Çekya ve Hırvatistan.
Kuzey Amerika: ABD, Kanada ve Meksika.
Güney Amerika: Şili, Kolombiya, Brezilya ve Arjantin.
Asya: Japonya, Tayvan, İsrail, Hindistan, Filipinler ve Singapur.
Okyanusya: Avustralya ve Yeni Zelanda.
Afrika: Güney Afrika.
Ancak bu ülkelerin tamamında aynı kapsamda ve aynı tarihte yayımlanmış ortak bir stok çağrısı bulunmuyor. Bazılarında ulusal hükümetlerin resmî tavsiyeleri, bazılarında ise afet yönetimi ve sivil savunma rehberleri esas alınıyor. Dolayısıyla 33 ülkenin ortak bir karar alarak eş zamanlı harekete geçtiği şeklinde değerlendirme yapmak doğru değil.
Yeni bir dünya savaşının habercisi mi?
Ülkelerin acil durum hazırlıklarını artırması, yakın zamanda büyük bir savaşın veya küresel felaketin yaşanacağı anlamına gelmiyor.
Avrupa Birliği'nin hazırlık stratejisi de yalnızca savaş ihtimaline odaklanmıyor. Doğal afetler, salgın hastalıklar, enerji kesintileri, siber saldırılar ve kritik altyapı sorunları da hazırlık planlarının kapsamına giriyor.
Avrupa Komisyonu, 72 saatlik hazırlık süresini krizlerin ilk aşamasında vatandaşların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve yardım ekiplerinin müdahale edebilmesi için gerekli zamanın kazanılması amacıyla öneriyor.
Uzmanların ve sivil savunma kurumlarının ortak mesajı ise panik yapmak yerine hazırlıklı olmak. Olası bir elektrik kesintisi, doğal afet veya tedarik zinciri sorunu karşısında temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olan hanelerin krizleri daha kolay atlatması hedefleniyor.
-
-