DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
ALTIN 495,619
BIST 1351,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Gök Gürültülü

15 yıldır Fransızca belge topluyor

Fransa’nın Strazburg kentinde yaşayan Şaban Kiper’in Osmanlı ve Türkiye tarihine dair yazılmış Fransızca eserlerden oluşturduğu arşiv, II. Abdülhamid’e karşı Batı’nın tutumundan, 1915 Ermeni olaylarına birçok meseleye ışık tutuyor.

15 yıldır Fransızca belge topluyor
25.06.2021 08:22
A+
A-

Aslen Niğdeli olan, Fransa’nın Strazburg kentinde doğup büyüyen Şaban Kiper, 15 yıldır Osmanlı ve Türkiye tarihi ile ilgili yazılmış Fransızca eserleri topluyor.

Kiper, Fransa’da 1915 Ermeni olaylarının tartışıldığı, inkar yasasının gündeme geldiği 2000’li yılların başında soykırımın gerçek olup olmadığını araştırmak ve bu konuda kaynak toplamak için dönemin Fransızca gazetelerini satın almaya başladı.

[Fotoğraf: AA]

"Osmanlı’yı ötekileştirme çabası"

Araştırmalarında özellikle Sultan II. Abdülhamid ile ilgili 150 Fransız gazetesine ulaşan Kiper, 1900’e kadar II. Abdülhamid’e methiyeler düzen Fransız basınının bir anda dil ve söylem değiştirmesine dikkati çekiyor.

“Bu gazetelerde Fransız basınının, Osmanlı Bankası’nın bombalanmasına (1896), hatta 1901’e kadar Abdülhamid Han ile ilgili methiyeler yazdığını, iyi bir sultan, Türkiye-Fransa ilişkileri açısından iyi bir müttefik olduğunu belirttiğini görüyoruz. Ancak 1901-1902’den sonra bir kırılma olduğunu anlaşılıyor. Fransız basının dili tamamen değişiyor, eleştirel, hatta daha ziyade tamamen Osmanlı’yı ötekileştirme, farklı gösterme çabası.”

Yüzyıl arayla aynı tek seslilik

Şaban Kiper, Fransız basınının o dönem II. Abdülhamid’e karşı kullandığı dildeki değişim ile bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı söylemlerindeki farklılaşmanın paralel olduğunu söylüyor.

“Cumhurbaşkanımıza karşı Gezi olayları öncesi ve sonrasında kullanılan dil ile Abdülhamid Han’a karşı Osmanlı Bankasının bombalanması öncesi ve sonrasında kullanılan dil açısından basında ciddi bir paralellik var; bir noktadan sonra tamamen eleştirel bir dil kullanılıyor, ötekileştirme, şeytanlaştırma olduğunu görüyoruz.”

[Fotoğraf: AA]

Kiper, Fransa’da sağ sol fark etmeden Le Figaro, Le Monde, L’opinion, Liberation gibi tüm ulusal basının bugün Türkiye’ye karşı tek sesli bir kampanya içinde olduğunu ifade ediyor.

“O dönemin Avrupa basınında, özellikle Sultan II. Abdülhamid’in son döneminde hem İngiliz hem Fransız basınında aynı tek seslilik var.”

Bu dönem Fransız basınında Sultan II. Abdülhamid’e “Kızıl Sultan” lakabı yakıştırıldığına dikkat çeken Kiper, “insanları sevmeyen ve öldüren, diktatör sultan” portresinin özellikle öne çıkarıldığını düşünüyor.

Ermeni olaylarında İngiliz parmağı

Koleksiyonundaki 17 Kasım 1895’e ait "Le Journal" gazetesinde yer alan bir resim ve habere dikkati çeken Kiper, haberde, Ermeni olaylarının tamamen İngilizlerce planlandığını ve sahneye konulduğunu, bunu ince bir fikirle Osmanlı’nın üstüne yıkmak istediğinin gazetede anlatıldığına dikkati çekiyor.

“Gazetenin içerisinde de Karaköy’deki Osmanlı Bankası’nın 1896’da bombalanmasında Fransa’nın rolünü, bankayı bombalayan Ermenilerin Fransız gemisiyle nasıl Marsilya’ya kaçtığını açıklıyor.”

[Fotoğraf: AA]

Hayali yazardan "Kızıl Sultan" kitabı

Sultan II. Abdülhamid ile ilgili Fransızca’da ilk çıkan “Abdul Hamid – Kızıl Sultan” adlı kitabın 1936’da Gilles Roy tarafından yazıldığını dile getiren Kiper, Osmanlı hanedanının torunlarının yaptığı araştırmanın Gilles Roy adlı bir kişinin var olmadığını gösterdiğini söylüyor.

“Gilles Roy hiçbir zaman doğmamış, hiçbir zaman ölmemiş, kayıtlarda yok, hayali bir isim. Kitap analiz edilince, bu gazetelerin haberlerinden toplanmış olduğu anlaşılıyor. Kitabın önsözünü de sömürgeci zihniyetinin Cezayir’deki en katı generali Leon Lamouche yazmış.”

Kitabı kimin yazdırdığının halen bilinmediğini ifade eden Kiper, bununla birlikte kitabın hemen bir yıl sonra Türkçeye tercüme edilmesinin dikkat çekici olduğunu da söylemeden geçemiyor.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.