Gazze'ye yönelik ablukayı kırmayı amaçlayan Özgürlük ve Sumud Filosu, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkenin desteğiyle 12 Nisan'da Akdeniz'e açılacak. Bu adım, bölgede devam eden insani krize karşı uluslararası sivil toplumun artan tepkisini ve Birleşmiş Milletler dahil küresel aktörlerin yetersizliğine yönelik eleştirileri öne çıkarıyor.

Fatih'te düzenlenen basın toplantısında, filonun Türkiye yönetimi adına yapılan açıklamada, Gazze'de yaşananların artık bir kriz değil, sistematik bir yok oluş ve soykırım boyutuna ulaştığına dikkat çekildi. Aylar süren abluka, kapalı sınırlar, engellenen yardımlar ve sağlık altyapısının hedef alınması, Filistin halkının yaşam hakkının bilinçli şekilde ortadan kaldırıldığına işaret ediyor.

Uluslararası sistemin, 1948'den bu yana Filistin meselesinde başarısız olduğu vurgulanırken, Gazze'deki durumun yalnızca mevcut normların uygulanmamasıyla açıklanamayacağı, yapısal bir şiddet rejiminin sürdüğü belirtildi. Bu bağlamda, Gazze'de ateşkes ilanının ardından geçen 132 günde, sahadaki gerçekliğin ablukanın devamı yoluyla sürdürülen sistematik baskı rejimi olduğu kaydedildi. İlk 100 günde ateşkes binden fazla kez ihlal edilirken, 477 Filistinli hayatını kaybetti; 7 Ekim'den bu yana ise 76 bin 230 sivil öldü, 174 bin kişi yaralandı ve neredeyse tüm nüfus en az bir kez yerinden edildi. Suya erişim yüzde 98 oranında azaldı, insani yardım misyonlarının büyük kısmı engellendi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının BM tarafından onaylandığı ve Gazze'ye yabancı bir yönetimin uygun görüldüğü hatırlatıldı. Filonun, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı noktada, barışçıl sivil itirazı ve hukuka aykırı ablukaya karşı küresel bir dayanışmayı temsil ettiği belirtildi. 2010'daki Mavi Marmara olayından bu yana deniz yoluyla yapılan bu tür girişimler, uluslararası kamuoyunda dikkat çekici bir baskı unsuru oluşturuyor.

Küresel Sumud Filosu'nun 150'den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve 100'ü aşkın gemiyle İspanya'dan yola çıkacağı, Barselona, İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından 50'den fazla ülke delegasyonunun da katılım göstereceği açıklandı. Filoda sadece yardım malzemeleri değil, sağlık çalışanları, eğitimciler, altyapı ve eko-inşa ekipleri, hukukçular ve savaş suçu araştırmacıları da yer alacak. Katılımcılar arasında 1000'in üzerinde doktor ve sağlık çalışanı bulunacak.

Bu hareketin, Filistin halkının haysiyetini, özgürlüğünü ve eşitliğini savunan barışçıl bir sivil direniş olduğu vurgulandı. Toplantıya, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı, Yeni Bir Dünya Sanayici ve İşadamları Derneği (YENİAD), Filistin Dayanışma Platformu ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile aktivistler katıldı. Ayrıca, filonun yol haritası hakkında bilgi verilirken, Medeniyet Hareketi, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği, Anadolu Gençlik Derneği, HAK-İŞ, Memur-Sen ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) gibi birçok kuruluşun temsilcileri de hazır bulundu.

Resmi açıklamaya göre: "Küresel Sumud Filosu'na Türkiye olarak katıldığımızı ve burada olduğumuzu ilan ediyor, Gazze'ye yönelik hukuka aykırı ablukayı kırmak, Filistin halkının yaşama hakkını, insan onurunu ve kendi kaderini tayin hakkını fiilen savunmak üzere yeniden yola çıkışımızı duyuruyoruz. 150'yi aşkın ülkeden binlerce katılımcının yer alacağı Küresel Sumud Filosu, 100'ü aşkın gemi ve tekneyle 12 Nisan'da İspanya'dan Akdeniz'e açılacaktır."