Sirke bir asittir, karbonat ise bazdır. Bir araya geldiklerinde birbirlerini nötrleştirirler. Asetik asit ile sodyum bikarbonat tepkimeye girdiğinde geriye su, biraz tuz ve karbondioksit kalır. Gördüğünüz köpük, işte o karbondioksit gazıdır. Görünümü güzel olsa da köpürdükçe ikisi birbirinin işini bitirir.

Kabarcıklar durduğunda elinizde kalan şey büyük ölçüde su ve bir tutam tuzdur. Sirkenin kireç eritme gücü ve karbonatın yağ çözüp hafifçe aşındırma yeteneği de bu arada çoktan tükenmiş olur.

Bir de oran meselesi var. Karbonat ile sirkeyi göz kararı dökerken ikisi neredeyse asla tam denk gelmez; genellikle karbonatın büyük kısmı tepkimeye girmeden suyun dibinde dağılır. Asıl kayıp da burada yaşanır. Aynı karbonatı kuru bir şekilde yağlı bir tezgâha ya da fırının kararmış dibine sürseniz iş görecektir, oysa sirkenin içinde boşa gitmektedir.

Tek istisna lavabo gideri

Bu yöntemin işe yaradığı tek yer tıkalı giderdir, o da temizlediği için değil. Karbonatı gidere döküp üstüne sirke eklediğinizde köpük dar boruda yukarı doğru bir basınç oluşturur; bu mekanik itiş hafif tıkanıklıkları biraz gevşetebilir. Ancak bu etki yalnızca kabarcıklar sürerken, yani tepkime tamamlanmadan geçerlidir. Ayrıca iş hafif tıkanıklıkla sınırlıdır; boruyu saç yumağı ya da koyu yağ kalıntısı tıkamışsa bu yöntem işe yaramaz.

Lavaboda az çok işe yarayan şeyin tezgâhta, fırında ya da camda hiçbir karşılığı yoktur. O yüzeylerde köpüğü itecek dar bir boru yoktur ki, geriye sadece etkisini yitirmiş ıslak bir karışım kalır.

Her biri tek başına çok daha güçlü

İşin ilginç yanı, ayrı kullanıldıklarında ikisi de oldukça etkilidir.

Karbonat bazik olduğu için yağı ve organik kiri çözer. Yağ tutmuş bir tezgâh ya da dipleri kararmış bir tencere onun alanıdır. Üstelik yumuşak bir aşındırıcıdır, yüzeyi çizmeden ovma işlemi yapar. Buzdolabında açık bıraktığınız bir kutu karbonatın kötü kokuları çektiğini de çoğunuz bilirsiniz.

Sirkenin görevi ise kireçle ilgilidir. Asit olduğu için mineral tortusunu sökebilir, duş başlığının kireç tutmuş deliklerini ve çaydanlığın dibindeki beyaz katmanı çözebilir. Sabun kalıntısını keser, camı leke bırakmadan parlatır. Kısacası tezgâhta, tencerede karbonat işinize yarar; banyodaki kireçli yüzeylerde ise sirke. İkisini bir kaba doldurmak yerine ayrı ayrı, kendi işlerine bıraktığınızda çok daha fazla yol kat edersiniz.

Sirkeyi asla bununla karıştırmayın

Asıl dikkat edilmesi gereken karışım sirke ile karbonat değil, sirke ile çamaşır suyudur. Sirkeyi çamaşır suyuyla bir araya getirmeyin. Asetik asit, çamaşır suyundaki sodyum hipokloritle tepkimeye girdiğinde klorin gazı açığa çıkar. Az miktarda bile gözleri yakar ve öksürtebilir. Kapalı bir banyoda bu gaz yoğunlaşırsa solunum yollarına ciddi zarar verebilir. Yani temizlik yaparken sirkeyi çamaşır suyuyla aynı yere dökmeyin ve ikisini bir arada kullanmayın.