DOLAR 6,8641
EURO 7,7437
ALTIN 397,4
BIST 115793,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Uzmanlardan kenelere karşı ‘erken müdahale’ uyarısı

Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Akdemir, “Eğer kene, bünyesinde bizi hasta edici patojeni taşıyor ise yaklaşık 5-6 saat içinde bulaştırmaya başlar” dedi.

Uzmanlardan kenelere karşı ‘erken müdahale’ uyarısı
23.06.2020 13:40
A+
A-

Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cihangir Akdemir, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına da yol açan kenelerin, bünyesinde hasta edici patojeni taşıyor ise yaklaşık 5-6 saat içinde bulaştırmaya başladığını belirterek, "Bu süre ne kadar uzar ise risk o kadar artmaktadır. Yani ne kadar erken fark edilir ise o kadar iyidir." dedi.

Akdemir, kenelerin insanlar ve hayvanlara tutunarak kanla beslendiklerini söyledi.

Bu canlıların, fark edilmedikleri durumlarda bir ya da iki hafta süreyle kan emdiklerini ifade eden Akdemir, kenelerin, daha önce beslenmiş olduğu diğer canlılardan aldığı patojen mikroorganizmaları (bakteriyel, viral veya paraziter ajanları) beslendiği yeni canlıya aktardığını kaydetti.

"Her türlü evcil ve yabani hayvanlardan beslenebilirler"

Akdemir, KKKA hastalığına yol açan birden çok kene türü bulunduğunu ancak Türkiye’nin de dahil olduğu coğrafyada "Hyalomma detritum" türünün yaygın olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Bu tür, saldıracakları canlıları çok rahat bulur. Bunlar direkt olarak kendi konağını arayan, yani besleyeceği canlıyı arayıp bulan kenelerdir. Bir nevi ‘avcı’ diyebiliriz. Nefes alıp verme esnasında akciğerlerden çıkan ve havaya karışan karbondioksit gazının kokusunu alır ve o gazı hangi canlı üretiyorsa ona doğru yönelir ve onu tutar. Aynı zamanda vücut sıcaklığını da algılayarak yönelirler. Her türlü evcil ve yabani hayvanlardan beslenebilirler. Yeter ki beslenebilsin. İnsanları da bu şekilde bulur ve tutunurlar."

Kenelere karşı tarım ve piknik alanları ile doğada çok dikkatli olunması gerektiğine vurgu yapan Akdemir, bu canlılara karşı alınabilecek koruma önlemlerine değindi.

Akdemir, doğada pantolon paçalarının mutlaka çorap içerisine sokulması gerektiğine dikkati çekerek, "Repellent denilen kimyasalları ayak paçaları, kol ağızlarına, etek hizalarına sıkmak son derece faydalı. Keneleri fark edilebilmek için mümkünse açık renkli kıyafetler tercih edilmelidir" dedi.

"Isıyla birlikte hareket kabiliyeti artar"

Kenelerin genelde 10 derecenin üzerinde aktif olduklarını, 22-27 derece arasında ise ideal sıcaklığa kavuştuklarını belirten Akdemir, "Ortam ısısı 10 derecenin altına düştüğü zaman ise hareketleri yavaşlar. Güneşin doğması, havanın da ısınmasıyla hareket kabiliyetleri artar." diye konuştu.

Akdemir, kenenin insanları tutması durumunda en kısa sürede, en yakın sağlık merkezine başvurulması gerektiğine işaret ederek, şunları söyledi:

"Kenenin beslendiği süre önemli. Özellikle KKKA hastalığını bulaştıran keneler fark edilmezler, 1-2 haftaya kadar beslenebilirler. Eğer kene, bünyesinde bizi hasta edici patojeni taşıyor ise yaklaşık 5-6 saat içinde bulaştırmaya başlamaktadır. Bu süre ne kadar uzar ise risk o kadar artmaktadır. Yani ne kadar erken fark edilir ise o kadar iyidir. Sağlık kuruluşuna gitme imkanının bulunmadığı hallerde mümkünse bir eldiven giyilmeli, bir cımbız yardımıyla veya sağlam bir naylon iplikle minik ve sıkı bir kement yapıp deriye en yakın yerden tutulmalı. Onu rahatsız etmeden baş kısmından geçirerek bize tutunduğu açı istikametinde çekmek gerekir."

Keneyi mümkün olabildiğince deriye tutunduğu en dip noktadan tutarak çekmenin önemli olduğunu dile getiren Akdemir, "Amaç burada keneyi rahatsız etmeden vücuttan uzaklaştırmaktır, aynı zamanda onu parçalamamak da gereklidir. Herhangi bir şekilde, herhangi bir fiziksel, kimyasal uyaranla rahatsız edersek bu esnada ‘kene kusması’ diye tabir edilen bir durum ortaya çıkar ki bu da bünyesindeki patojenlerin çok kısa sürede insanlara geçmesine neden olur." dedi.

Akdemir, canlıya karşı alkol, eter, sigara ateşi, mazot, kolonya gibi kimyasal maddeler ile fiziksel uyaranların tatbik edilmesinden kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Hayvancılıkla uğraşanlara uyarı

Akdemir, hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin sık aralıklarla hayvanlarına kene kontrolü yapmalarını tavsiye ederek, şunları kaydetti:

"Hayvancılık ile uğraşanların, mutlaka kene mevsiminde (mart-kasım) hayvanlarını sık aralıklarla veteriner hekim gözetiminde etkili ilaçlar kullanarak keneler için tedavi ettirmesi, popülasyonun azalmasına kısmi de olsa fayda sağlayacaktır. Çünkü dişi kene binlerle ifade edilen sayıda yumurta yumurtlar."

Akdemir, kenelerin, kışı ahır duvar çatlaklarında, meralardaki kemirici yuvalarında, toprak içinde ve ağaç kovuklarında geçirdiklerini de sözlerine ekledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

canlı tv tv izle
yemek tarifi