DOLAR 8,058
EURO 9,6752
ALTIN 460,486
BIST 1408,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 13°C
Sağanak Yağışlı

Koronavirüse yakalananlar pişmanlıklarını gözyaşlarıyla anlatıyor

Yakınlarının düğünü, cenazesi gibi sosyal mesafe ve maske kuralının önemsenmediği toplu organizasyonlara katıldıkları için koronavirüse yakalanan hastalar, gözyaşları içinde pişmanlıklarını anlatıyor.

Koronavirüse yakalananlar pişmanlıklarını gözyaşlarıyla anlatıyor
15.09.2020 12:03
A+
A-

Çeşitli şikayetlerle başvurdukları hastanelerde COVID-19 test sonuçlarının pozitif çıktığını öğrenen kimi hastalar başta bu durumu kabullenemiyor, kimisi ise hastaneden kaçmak istiyor.

COVID-19 hastaları için ayrılan bölümlere, kendilerine hastalık bulaşacağı endişesiyle girmek istemeyen bazı kişiler de sağlık çalışanlarına zor anlar yaşatıyor.

Hastalığı ilerlediği için yoğun bakıma alınan kişiler, gözyaşlarıyla doktorlarına, yakınının düğününe gittiği, dostlarıyla eğlence düzenlediği, askere uğurlama ve cenaze törenlerine katıldığı, misafirliğe gittiği için koronavirüse yakalandıklarını belirterek pişmanlıklarını dile getiriyor.

Kendilerine bir şey olmayacağını düşündüler

Toplu katıldıkları alanlarda sosyal mesafe ve maske kuralının önemsenmediğini belirten hastalar, yanlış düşüncelerle rehavete kapıldıklarını ve kendilerine bir şey olmayacağını düşündüklerini ifade ediyor.

Cenaze törenine katıldığı için virüs kapan 44 yaşındaki hasta, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yoğun bakım servisinde 1,5 ay tedavi gördü.

Restorana yemeğe giden kalabalık 6 aileden birinde görülen COVID-19’un, 5 aileye bulaştığı ve hepsinin günlerce tedavi gördüğü öğrenildi.

Sağlık çalışanları zor anlar yaşıyor

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldıray Çete, zorlu bir süreç yaşadıklarını, tüm sağlık çalışanlarının fedakarca görevlerinin başında olduğunu söyledi.

Ekip olarak aylardır cansiperane çalıştıklarını vurgulayan Çete, şunları anlattı:

"COVID-19 alanına almaya çalıştığımız genç bir kadın hasta, sedyeyi ve kapıları tutarak, bağırarak içeriye girmek istemedi. ‘Beni o alana sokmayın, beni öldürmeye çalışıyorlar’ diye çığlık atıyordu. Biz sadece ona yardımcı olduk, testi pozitif çıktı. Kaygısını anlıyoruz ama bizi de riske attı. Bağırması, sedyeden kaçmaya çalışırken onu tutmaya çalışan tüm sağlık çalışanları temas riskine maruz kaldı. Tedavisini yaptık, taburcu ettik. Evde takibini de yaptık. Ekibimi de riske attığı için çok üzüldüm."

"Dün akşam annemlere yemeğe gitmiştim, bulaştırmış olabilir miyim?"

COVID-19 hastalarının önemli bir kısmının sosyal mesafeyi ihlal eden ve insanlarla temas kuranların olduğuna dikkati çeken Çete, her hastanın pişmanlık duyduğunu söyledi.

Hastaların, ailesine bulaştırmış olabileceğinden de endişe duyduğunu anlatan Çete, "Testi pozitif çıkan hastanın en büyük pişmanlığı, beş gün önce asker uğurlamasına gitmesi. Testi pozitif çıkınca, ‘Keşke gitmeseydim’ diyor ama iş işten geçmiş. ‘Dün akşam annemlere yemeğe gitmiştim, bulaştırmış olabilir miyim?’ diye soranlar var. Hepsinin yüz ifadelerinde pişmanlık var" dedi.

Aynı hastanenin COVID-19 Yoğun Bakım Servisi Sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz da hastaların en çok yoğun bakıma alındıktan sonra pişmanlık yaşadığını ifade etti.

"Tek pişmanlığı cenazeye gitmiş olmasıydı"

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Dr. Filiz Kızılateş de insanların COVID-19 olduktan sonra pişmanlıklarının sadece sözlerine değil, yüzlerine de yansıdığını söyledi.

Yoğun bakımdaki bir hastasının eşini, çocuklarını göremediği için sürekli ağladığını anlatan Kızılateş, şöyle konuştu:

"Yoğun bakımlarda yatan hastalar gerçekten tedbirlere uymadığı için çok pişman. Yalnızlar, entübe olmadan uyutmuyoruz. Nefes alamamak çok sıkıntı. Rahatsız pozisyonlarda oksijen maskeleriyle çok uzun süre geçirmeleri gerekiyor. 44 yaşındaki hastam, yoğun bakımda 1,5 ay yattı. Yoğun bakımcıların çabasıyla toparladı. Sürekli ağlıyordu. Bazen eşiyle telefonla görüştürüyordum. Tek pişmanlığı cenazeye gitmiş olmasıydı. Vatandaşların büyük kısmı sosyalleşme sürecini gerçekten yanlış anlıyor. İnsanlar bir süre sosyalleşmeden yaşayabilirler."

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.