Meghan Markle ve Prens William arasında yaşandığı öne sürülen anlaşmazlık, yeni yayımlanan bir kraliyet biyografisiyle yeniden gündeme geldi. Russell Myers'ın "William ve Catherine: İç Yüzü" adlı kitabında, Harry ve Meghan çiftinin, William ve Kate Middleton ile ilişkilerinde yaşanan zorlu süreçlere dair yeni detaylar paylaşıldı. Kitapta, özellikle 2018 yılında Meghan Markle'ın saray çalışanlarıyla ilişkileri ve aile içi dinamikler öne çıkarıldı.
Yazar Russell Myers, William ve Kate'in 2018'deki düğünlerinin ardından Harry ve Meghan'ı barış görüşmeleri için evlerinde ağırladıklarını, ancak bu görüşmelerin kısa sürede olumsuz bir havaya büründüğünü aktarıyor. Kitapta yer alan bilgilere göre, William'ın kardeşi ve Meghan Markle'ın personele karşı tutumundan rahatsız olduğu, bu nedenle ilişkilerde soğukluk başladığı belirtiliyor.

Kitapta görüşlerine yer verilen kaynaklar, düğün hazırlıkları döneminin oldukça stresli geçtiğini ve çalışanların yıprandığını ifade ediyor. William'ın bu süreçte kardeşi adına birden fazla kez özür dilediği de kitapta aktarılıyor. Ayrıca, William ve Catherine'in uzun süredir oluşturdukları huzurlu çalışma ortamının, birkaç ay içinde bozulduğuna dikkat çekiliyor.

Saraya yakın kaynaklar, Harry ve Meghan'ın Kensington Sarayı çalışanlarının motivasyonunu olumsuz etkilediğini öne sürerken, bazı çalışanların bu süreçte işten ayrıldığı belirtiliyor. Kaynaklar ayrıca, çiftin taleplerinin yorucu bir ortam oluşturduğunu da ekliyor.

Harry ve Meghan'ın evliliklerinin ardından, William ve Kate çiftinin, onları çalışanlara karşı daha anlayışlı olmaya ikna etmeye çalıştığı ancak bu çabanın daha büyük bir anlaşmazlığa yol açtığı kitapta vurgulanıyor. Temmuz 2018'de yapılan barış görüşmelerinin de beklenen sonucu vermediği aktarılıyor.

Russell Myers, Harry ve Meghan'ın, Meghan'ın iki asistanının işten ayrılması ve personelin yaşadığı stresli ortamdan sorumlu olduklarını kabul etmek istemediklerini belirtiyor. William'ın ise Meghan'ı doğrudan "zor ve kaba" olmakla suçladığı ifade ediliyor.

Meghan Markle'a yönelik eleştiriler yalnızca William ile sınırlı kalmadı. Ekim 2018'de Kensington Sarayı basın sözcüsü Jason Knauf'un, Meghan hakkında çeşitli zorbalık iddialarını içeren bir e-posta gönderdiği de kitapta yer aldı. Bu iddialar arasında, Markle'ın davranışları nedeniyle iki asistanın işten ayrıldığı ve bir çalışanın güveninin sarsıldığı öne sürüldü.

Kamuoyu, o dönemde yaşanan bu gelişmelerden haberdar değildi. Meghan Markle'a yönelik zorbalık iddiaları, çiftin kraliyet görevlerinden ayrılmasından ve Kaliforniya'ya taşınmasından sonra, Mart 2021'de The Times gazetesine sızan bir raporla gündeme geldi. Bu haber, Harry ve Meghan'ın Oprah Winfrey ile gerçekleştirdiği röportajdan yalnızca birkaç gün önce yayımlandı.

Meghan Markle ise yaptığı açıklamada, bu haberlerin kendisini üzdüğünü ve karakterine yönelik bir saldırı olarak gördüğünü belirtti. Çiftin kraliyet ailesinden ayrılmasının ardından da personel tutmakta zorlandığı, 2025'in sonunda 11. halkla ilişkiler uzmanının da görevinden ayrıldığı kitapta yer aldı.

Bu biyografiyle birlikte, kraliyet ailesindeki ilişkilerin perde arkası bir kez daha tartışma konusu oldu. Kitapta aktarılan iddialar, sosyal medyada ve kamuoyunda yoğun ilgiyle karşılandı. Kraliyet ailesinin iç dinamikleri ve Meghan Markle'ın rolü, yeni biyografiyle birlikte yeniden konuşulmaya başlandı.
