Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Malatya'da üniversite öğrencileriyle bir araya geldi. İnönü Üniversitesi Siyonizm ve Orta Doğu Araştırmaları Topluluğu tarafından düzenlenen "Bölgesel Çatışmalar ve Kıbrıs Jeopolitiği" konulu konferansta konuşan Tatar, Kıbrıs'ın egemenlik haklarına ve Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki rolüne vurgu yaptı.
Tatar, "Kıbrıs Kıbrıslılarındır" söylemine ilişkin olarak, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türk halkı egemenlik hakkına sahip bir devlet sahibidir ve dolayısıyla güneydeki Rum devleti ile eş değerdedir, aynı egemenliği paylaşmaktadır." ifadelerini kullandı. Dünyadaki artan çatışmalara değinen Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin coğrafyadaki denge politikasıyla süreçleri başarıyla yönettiğini belirtti.
Kıbrıs'taki İngiliz varlığı döneminde Rum nüfusun artırılmasıyla Kıbrıs Türkü'nün azınlığa düştüğünü hatırlatan Tatar, Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanma çabaları sırasında yaşanan soykırım ve mezalimin Gazze'de yaşananlara benzediğini dile getirdi. Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kuruluşu ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın önemine değinen Tatar, harekatın Kıbrıs Türkü'nün refahı ve güvenliği için yapıldığını söyledi.
Tatar, "52 yıl sonra baktığımızda Kıbrıs Türkü'nün mal ve can güvenliği önemliydi ama bu bölgedeki varlığımız da önemliydi millet olarak. Libya'dan, Irak'tan, Suriye'den, Lübnan'dan ta şimdi İran'a kadar bu bölgenin özellikle İsrail'in, onun arkasında olanların ne gibi planlarının olduğunu da o zamandan görenlerimiz vardı." diyerek bölgedeki stratejik önemi vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk'ün 1937'deki uyarısını hatırlatarak, Kıbrıs'ın kaybedilmesi durumunda Türkiye Cumhuriyeti'nin Akdeniz'e açılan kapılarının kapanacağını belirtti.
Kıbrıs'ın kendileri için maneviyat, tarih ve şehitlere karşı sorumluluk anlamına geldiğini söyleyen Tatar, günümüzdeki jeopolitik gelişmelere bakıldığında Doğu Akdeniz'deki beka ve varlık için Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki münasebetlerin fevkalade önemli olduğunu vurguladı. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Türk askerinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ebediyen varlığını sürdüreceğini sözlerine ekledi.





