Wyoming'in kuru ve taşlı bir köşesinde, Californialı lise öğrencisi Gabe Robinson elindeki çekiçle bir kaya parçasını ayırıyordu. Taş ikiye ayrıldığında karşısına 52 milyon yıllık bir balığın yüzü çıktı. Timsahı andıran uzun bir burun ve içinde sıra sıra ufak dişler vardı.

İşin ilginç yanı, çıkıntıyı ilk gören Robinson değil, öğretim asistanı Patrick Riordan oldu. Taşın yüzeyinde kemiğe benzeyen kabarıklıklar belirmeye başlayınca Field Museum küratörü Lance Grande çağrıldı. Grande baktığında parçalı bir iz değil, neredeyse bütün bir kafatası gördü. Balığın boyu tahminen iki buçuk metre civarındaydı.

Kazı, Kemmerer yakınlarındaki Lewis Ranch ve Tynsky Quarry'de devam ediyordu. Green River Formation olarak bilinen bu arazi, Kuzey Amerika'nın en verimli fosil yataklarından biri. Yani burası, onlarca yıldır kazılan tanıdık bir saha. Tam da bu nedenle böyle bir parçanın hâlâ orada durması ayrı bir şaşkınlık yaratıyor.

Bütün bir kafatası neredeyse hiç ele geçmez

Fosil bulmak zaten kolay bir iş değil. Bir canlının taşlaşması için ölümünden hemen sonra koşulların tam olarak uygun olması gerekiyor. Uygun değilse kalıntı korunamadan kayboluyor. Korunsa bile çoğu zaman dağınık parçalar halinde kalıyor.

Grande de bu noktaya değiniyor. "Fosilleşme gerçekleştiğinde genellikle parçalı olur. Bu kafatasının tamlığı gerçekten şaşırtıcı" diyor. Kafatası kemiği zaten ince ve kırılgan. Üstteki katmanların basıncı altında kolayca ezilebiliyor. Bir balık iskeletine rastlamak bile zorken, kafatasının bütün halde çıkması bu nedenle çok daha nadir.

Aynı yer eskiden tropik bir göldü

Bugün burası yüksek ve kurak bir dağ arazisi. Yılın büyük bir bölümü kar altında, eylül sonundan mayıs ortasına kadar saha çalışması yapılamayacak kadar soğuk. 52 milyon yıl önceyse burada ılıman, neredeyse tropik bir göl varmış. Suyu kaplumbağadan balığa kadar canlılarla dolup taşıyormuş. İnsanın bugünkü çıplak yamaca bakıp böyle bir gölü hayal etmesi oldukça zor.

Bu kafatasının sahibi de sıradan bir tür değil. Gar balıkları, 100 milyon yılı aşkın süredir biçimlerini neredeyse hiç değiştirmeden yaşıyor ve paleontologlar onları çoğu zaman "yaşayan fosil" olarak adlandırıyor. Akrabaları bugün hâlâ Kuzey Amerika'nın tatlı sularında yüzüyor. Yani Robinson'ın bulduğu şey, soyu sürmekte olan bir balığın çok uzak bir atası.

Bir lise programından çıktı

Grande'ın 16 yıldır yürüttüğü Stones and Bones programında böyle bir parçanın çıktığı pek olmamış. Program, University of Chicago ile Field Museum'un ortak çalışması ve sadece lise öğrencilerine açık. Dört hafta sürüyor. İlk haftası müzede, sonraki iki haftası ise sahada geçiyor. Robinson da bu öğrencilerden biriydi.

Sıra şimdi kafatasının temizlenip kataloglanmasında. Hazırlığı müzenin preparatörü Tony Bellos üstlenmiş. İş bitince parça, Field Museum'un Chicago'daki deposundaki 30 milyon kadar örneğin arasına girecek. Ne zaman sergilenir ya da sergilenir mi, o henüz belli değil.