İzmir, Balıkesir ve Manisa başta olmak üzere Batı Anadolu’nun farklı bölgelerinden çok sayıda dede, ana, kanaat önderi, akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve Alevi-Bektaşi toplumu mensubunun katıldığı toplantı, bölgesel ölçekte gerçekleştirilen en kapsamlı istişare buluşmalarından biri olarak öne çıktı.
Toplantıda; Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin günümüzdeki durumu, ocak sisteminin geleceği, kültürel mirasın korunması, genç kuşakların inanç ve kültür değerleriyle buluşturulması, kurumlar arası dayanışmanın güçlendirilmesi ve ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi konuları ele alındı.
ORTAK HAFIZANIN BULUŞMASI
Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı Ali Coşkun, gerçekleştirilen programın sadece bölgesel bir toplantı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bunun aynı zamanda yüzyıllardır Anadolu’da yaşatılan bir inanç ve kültür geleneğinin muhasebesi olduğunu ifade etti.

Alevi-Bektaşi öğretisinin insanı merkeze alan bir yaşam anlayışı olduğunu vurgulayan Coşkun, ocak sisteminin sadece dini bir yapı olmayıp; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, ahlakı ve kültürel sürekliliği sağlayan önemli bir kurum olduğunu söyledi.
Coşkun, Anadolu ve Balkanlar’da faaliyet gösteren ocakların ve tekkelerin ortak bir manevi gelenekten beslendiğini belirterek, Hoca Ahmet Yesevi’den Hünkâr Hacı Bektaş Veli’ye uzanan irfan yolunun bugün de milyonlarca insanın gönlünde yaşamaya devam ettiğini dile getirdi.
TÜRKMENLERİN KÜLTÜREL MİRASI
Toplantıda Batı Anadolu’nun önemli toplumsal unsurlarından olan Tahtacı Türkmenleri ve Çepni Türkmenlerinin tarihsel süreç içerisindeki rolleri de ele alındı.
Tahtacı Türkmenlerinin Horasan’dan Anadolu’ya uzanan yolculuğunun sadece bir göç hikâyesi olmadığına dikkat çekilen toplantıda, bu toplulukların gittikleri her yere emekleriyle birlikte kültürlerini, inançlarını ve yaşam biçimlerini de taşıdıkları vurgulandı.
Çepni Türkmenlerinin ise Anadolu’nun Türkleşmesi, iskânı ve kültürel inşasında üstlendikleri tarihi rol üzerinde duruldu. Özellikle Balıkesir, Manisa ve İzmir hattında yaşayan Çepni Türkmen Alevilerinin bölgenin kültürel hafızasının önemli taşıyıcıları olduğu ifade edildi.

"BU TOPRAKLARIN ORTAK DEĞERİ"
Konuşmasında Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi ve Ehl-i Beyt öğretisinin Anadolu’nun manevi şekillenmesindeki etkilerine de değinen Ali Coşkun, Alevilik ve Bektaşiliğin sadece belirli bir kesimin değil, Anadolu’nun ortak kültürel değerlerinden biri olduğunu ifade etti.
Coşkun, Anadolu’nun farklı bölgelerinde yaşayan ocak mensuplarının ve inanç önderlerinin aynı manevi kaynaktan beslendiğini belirterek birlik ve dayanışmanın günümüz şartlarında her zamankinden önce önem kazandığını söyledi.
TÜRKMEN ALEVİ OCAKLARI BİRLİĞİ
Hubyar Ocağı’na bağlı bir dede olan Ali Coşkun, yaklaşık otuz yıldır Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin yaşatılması, ocak kültürünün korunması ve toplumsal hafızanın gelecek kuşaklara aktarılması için Anadolu’nun dört bir yanında hizmet veriyor. Yıllar boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde binlerce kişiyle bir araya gelen Coşkun; cemler, sohbetler, kültürel buluşmalar, toplantılar ve istişare programları aracılığıyla inanç önderleri ile toplum arasında güçlü bağların kurulmasına katkı sundu. Sürdürülen bu çalışmalar sadece bir görev anlayışının değil, aynı zamanda ömrünü adadığı bir hizmet ve gönül yolculuğunun da yansıması olarak değerlendiriliyor.
Vakıf Başkanı Ali Coşkun aynı zamanda Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı olarak da yaptığı çalışmalarla Alevi-Bektaşi inanç ve kültür mirasının kayıt altına alınmasına, genç kuşaklara aktarılmasına ve akademik çalışmalarla desteklenmesine katkı sunuyor.
Ali Coşkun’un öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında Türkiye’nin farklı bölgelerinde çok sayıda toplantı, panel, sempozyum ve kültürel etkinlik gerçekleştirildi. Ocaklar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, inanç önderlerinin bir araya getirilmesi ve kültürel hafızanın korunması amacıyla sürdürülen faaliyetler toplumun geniş kesimlerinden destek alıyor.

Toplantının kapanış bölümünde konuşan Ali Coşkun, kültürel mirasın korunmasının sadece geçmişe sahip çıkmak anlamına gelmediğini belirterek şunları söyledi:
“Bizler geçmişimizi sadece anmak için değil, geleceğe taşımak için buradayız. Çocuklarımıza yalnızca isim bırakmak yeterli değildir. Onlara bir ahlak, bir duruş, bir kültür ve bir aidiyet bırakmak zorundayız. Kültürünü kaybeden toplum hafızasını, hafızasını kaybeden toplum ise geleceğini kaybeder.”
BİRLİK, MUHABBET VE DAYANIŞMA MESAJI
Toplantının sonunda katılımcılar tarafından birlik, muhabbet ve dayanışma mesajları verilirken, benzer bölgesel buluşmaların Türkiye’nin farklı bölgelerinde de devam ettirilmesi yönünde ortak irade ortaya konuldu.
Türkmen Alevi Ocakları Birliği Kültür Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından yapılan değerlendirmede ise Alevi-Bektaşi inanç geleneğinin korunması, kültürel hafızanın güçlendirilmesi ve genç kuşakların bu değerlerle buluşturulmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
Program, katılımcıların toplu fotoğraf çekimi ve hatıra buluşmalarıyla sona erdi.





