Isparta'nın Uluborlu ilçesi, binlerce yıllık geçmişi ve Roma, Bizans, Selçuklu, Hamitoğulları Beyliği ile Osmanlı dönemlerinden kalma eserleriyle ziyaretçilerini adeta bir tarihi yolculuğa çıkarıyor.
Tarih boyunca askeri ve ticari yolların kesişim noktasında yer alan ilçenin en dikkat çekici yapılarından biri, yaklaşık 200 metrelik surları ve iki ana kapısıyla ayakta kalan Uluborlu Kalesi. Helenistik dönemden Cumhuriyet dönemine uzanan çok katmanlı tarihiyle öne çıkan kale, bölgenin en önemli kültür mirasları arasında gösteriliyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Bakır, Uluborlu'nun geçmişte "Sopolis" ve "Apollonia Mordiaion" gibi isimlerle anıldığını belirtti. İlçenin Helenistik dönemden bugüne kesintisiz bir yerleşim alanı olduğunu vurgulayan Bakır, "Uluborlu'da bir noktadan baktığınız zaman 7 farklı döneme ait eserleri aynı anda görebiliyorsunuz. Özellikle Selçuklu fetihlerinden sonra inşa edilen 3 hamam, bir kervansaray, camiler ve çok sayıda çeşme günümüze ulaşmış durumda." dedi.
Doç. Dr. Bakır, Uluborlu'nun Anadolu Selçuklu Devleti döneminde şehzadelerin eğitim merkezlerinden biri olduğuna da dikkat çekti. "Sultan Hamamı olarak bilinen yapı, Sultan 2. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmış ve özgün mimarisini koruyan nadir Selçuklu eserlerinden biridir. Ayrıca 'Kargı Medresesi' olarak adlandırılan yapının, Osmanlı Padişahı 1. Bayezid'ın eğitim aldığı medreseler arasında olduğu bilinmektedir." diye konuştu.
İlçede ayrıca Hamitoğulları Beyliği'ne ait türbeler ve halk arasında Yunus Emre'ye ait olduğu düşünülen bir türbe de bulunuyor. Tarihi yapıların bir kısmının restorasyon beklediğini belirten Bakır, bu eserlerin turizme tam anlamıyla kazandırılmasının bölge ekonomisine ve kültür turizmine büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.





