DOLAR 9,6155
EURO 11,2367
ALTIN 553,668
BIST 1479,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Az Bulutlu

‘Kademeli sosyalleşeceğiz’

Meltem Günay –  Geçen aylarda yaptıkları pandemi araştırmasında toplumun yüzde 21’inin hiç dışarı çıkmadığını ya da çok nadir çıktığını söyleyen …

05.07.2021 08:16
A+
A-

Meltem Günay –  Geçen aylarda yaptıkları pandemi araştırmasında toplumun yüzde 21’inin hiç dışarı çıkmadığını ya da çok nadir çıktığını söyleyen Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Aydın Öztürk, normalleşme süreciyle birlikte unuttuğumuz normali yeniden hatırlayacağımızı söylüyor. Gençlerde bu oranın yüzde 30’un üzerine çıktığını vurgulayan Öztürk, bu dönemde iki korkunun ortaya çıktığını söylüyor:

Gönüllü izolasyon

“Bir grup risklerden dolayı hasta olmaktan ya da bulaştırmaktan korktukları için dışarı çıkmıyor. Bir de evin steril alanının risksiz ve rahat gelmesi nedeniyle bilinçli olarak çıkmayanlar var. Bu gönüllü bir izolasyon hali aslında. Mağara sendromunu ortaya atan bilim insanları, insan ne kadar uzun süre mağarada kalırsa o kadar dışarı çıkmak istemez, çıkamaz diyorlar. Burada 1.5 sene oldu bu alışma hali. İnsanlar da acaba her şey bıraktığımız gibi mi düşüncesi var. Çalışanlarda ve öğrencilerde bu daha da baskın. Sosyal ilişkilerimiz bozuldu mu? Tekrar adapte olabilecek miyiz? korkusu var. İnsanlar iki doz aşılarını olmalarına rağmen hâlâ çıkmak istemiyorsa, toplu taşıma aracına binmiyorsa ya da bir kafeye gidemiyorsa aslında bu algıladıkları riskin gerçek riskten daha yüksek olduğunu anlamına geliyor.”

İnsanların bu dönemde yalnızlaştığını ve izolasyonu çok içselleştirdiğine dikkat çeken Öztürk, gençlerde kaygının seviyesinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Öztürk, “Evden çıkmama sosyal hayata katılmama hali dediğimiz mağara sendromu çocuklarda bile ortaya çıkıyor” diyerek aileleri uyarıyor. Öztürk, tespit ve önerilerini şöyle sürdürdü:

“Bunu hepimiz biraz yaşayacağız. Gelecek günlerde, aylarda insanlarda kalabalık korkusu da görülebilir. Çünkü bir normalimiz vardı, bunu unuttuk. Şimdi unuttuğumuz normali hatırlayacağız. Pandeminin ilk başında nasıl evden çalışacağız nasıl maske takacağız dediğimizde çok büyük travmatik dönüş oldu ama herkes çok hızlı şekilde buna uyum sağladı. Şimdi de buna uyum sağlayacağız. Bunu yavaş yavaş yapacağız. İlk başta evinizin yakınındaki bir parkta arkadaşlarınızla yürüyüş yaparak başlayabilirsiniz. Bir anda düğüne katılın kalabalıklara katılın demiyoruz. İkinci aşılamayla birlikte insanlarda daha da bir rahatlama yaşanacağını ve kolektif bir güvenin oluşacağına inanıyoruz.”

‘Kaygılanmak normal’

Medipol Pendik Üniversite Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Leyla Ezgi Tüğen de uzun zamandır devam eden sosyal izolasyon nedeniye insanların alışkanlıklarının değiştiğini ve şimdi bu alışkanları bırakmanın zaman alabileceğini belirtti. Salgının bazı kimselerde özellikle de hassas gruplarda çocuklarda, yakınlarını Kovid nedeniyle kaybetmiş kişilerde, sağlık çalışanlarında, öncesinde ruhsal sorunu olan kişilerde travmatik etkisinin olabileceğini dile getiren Tüğen, şu önerilerde bulunuyor:

“Salgın bitse bile tekrar yaşama, kaçınma, uyku-iştah bozuklukları gibi etkiler görülebilir. Bu kişilerde sosyalleşmek eski hayata geri dönmek çok daha zor olabilir. Yaygın kaygı bozukluğuna baktığımızda da pandemiden önce bu bozuklukların kişinin hayatını çok etkilemezken pandemiden sonra artık hayatlarında belirgin zorluklar yarattığını görüyoruz. Bu noktada sosyalleşmenin hayatımızı ne kadar etkilediği önemli. Aslında böyle bir durumda korkmak, kaygılanmak normal. Bu nedenle birden kalabalıklara karışmak çok zor oluyorsa küçük küçük sosyalleşmelerle başlanmalı. Kademeli bir gidişat izlenebilir böylece işler daha kolaylaşacak sosyalleşmenin verdiği doyum artacaktır. Korkularınız giderek artıyor ise uzmandan yardım alınmalı.”

Tüm dünya etkileniyor

İzolasyon sonrasında normal hayata dönmek milyonlarca insanı etkileyecek. Bu süreçte yapılan araştırmalar da bunu gözler önüne seriyor. Amerikan Psikoloji Derneği’ne göre yetişkinlerin yüzde 49’u yeniden yüz yüze sosyal etkileşime girmekten rahatsızlık duyacaklarını belirtmiş. Bu oran aşılanan yetişkinlerde yüzde 48 olarak kaydedilmiş. Yani aşılanmak pandemi kaynaklı sosyal fobinin ve kendini izole etme isteğinin önüne geçemiyor. 

British Columbia ve Regina Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan araştırmaya göre insanların yüzde 10’unda salgına bağlı olarak ciddi düzeyde travma sonrası stres bozukluğu görülecek. Üsküdar Üniversitesi ve Method Research Company tarafından yapılan pandemi araştırmasına göre toplumun yüzde 21’i ya hiç dışarı çıkmıyor ya da çok nadir çıkıyor. Oranların en yüksek olduğu gruplar ise yüzde 26 ile 56 ve yaş üzeri kişiler yüzde 28 ile kadınlar ve yüzde 31 ile gençlerden oluşuyor. Bu da bizleri sosyal geri çekilme ya da tercihli bir sosyal izolasyon konusunda uyarmakta.

YARIN: Beslenmenize dikkat edin… Virüs tatile çıkmaz…

 

 

Kaynak: Milliyet

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.