DOLAR 8,2925
EURO 10,0062
ALTIN 483,76
BIST 1427,73
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Afganistan’da geriye büyük bir yıkım kaldı

ABD, 11 Eylül saldırılarından sonra işgal ettiği Afganistan’da 20 yıldır sürdürdüğü savaşı bitiriyor. Askerlerin çekilme takvimi açıklansa da ülkede uzun süredir olduğu gibi belirsizlik hakim. İşgal süreci ve savaşla ilgili önemli noktalara bakalım.

Afganistan’da geriye büyük bir yıkım kaldı
16.04.2021 10:45
A+
A-

ABD, 11 Eylül terör saldırılarının ardından işgal ettiği Afganistan’dan tamamen çekilmeye hazırlanıyor. Washington yönetiminde 4 başkan gören 20 yıllık bu uzun ve her açıdan maliyetli savaşın, askerlerinin 11 Eylül 2021 öncesi ülkeden çekilmesiyle sona ermesi bekleniyor.

Beri taraftan Amerikan İstihbaratının 2021 Tehdit Raporu’nda, Afganistan’da barış beklentilerinin düşük olduğu, örgütünün kazanımlarını sürdüreceği gibi karamsar bir tablo çizildi.

Peki, binlerce insanın ölümüne neden olan bu neden başladı, 20 yıldır neler oldu, kısaca hatırlayalım.

[Grafik: TRT Haber / Hafize Yurt]

Taliban’ın doğuşu

Afganistan’da Sovyet işgalinin sona erdiği 1989 yılından sonra başlayan iç mücadele 2001’e kadar devam etti.

Sovyetler Birliği’nin 10 yıl süren işgalin ardından 1989’da ülkedeki askerlerini çekmesiyle Afganistan’da mücahit gruplar arasında 1992’de başlayan bir iç savaş yaşandı.

Taliban bu kargaşa ortamında, Afganistan’da "Hanefi fıkhına dayalı İslami bir sistem" kurma hedefiyle ortaya çıktı.

Molla Ömer, "talebeler" anlamına gelen Taliban’ı 1994’ün eylül ayında, ülkenin güneyindeki Kandahar vilayetinde 50 medrese öğrencisiyle birlikte kurdu. Sayı yıllar içinde katlanarak arttı. Bunu, örgütün ülkedeki işgalleri ve kontrol ettiği toprak kazanımlarının artışı izledi.

[Amerikan güçlerinin 2011’de düzenlediği operasyonla öldürülen El Kaide lideri Usame bin Ladin. Fotoğraf: AA]

Taliban, 1980’lerde Afganistan’da Sovyetler’e karşı savaşan yabancı savaşçılardan bir bölümünü "El Kaide" adını verdiği uluslararası terör ağı içinde örgütleyen Suudi Usame bin Ladin’e koruma sağladı.

Bu iş birliği üzerine (BMGK) Taliban’a yaptırım kararı aldı.

2001’deki terör saldırıları ABD’yi harekete geçirdi

[11 Eylül 2001, New York. Fotoğraf: AP]

1988’de Pakistan’da kurulan El Kaide, 11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kuleleri ve Savunma Bakanlığına (Pentagon) terör saldırıları düzenledi. 3 bine yakın kişinin hayatını kaybettiği saldırılar üzerine ABD, 7 Ekim 2001’de Afganistan’a girerek "Sürekli Özgürlük Operasyonu" adını verdiği işgal harekatını başlattı. Taliban’dan saldırıları üstlenen Usame bin Ladin’in iadesi istense de bu gerçekleşmedi.

İşgalden sonra ülkedeki yönetimini kaybeden Taliban ise yeniden örgütlendi. Halen Afganistan’ın büyük çoğunluğunda faaliyetlerini sürdürüyor.

Savaş ilanı veren ABD Başkanı George W. Bush’un yerine gelen Barack Obama, askerlerinin bir kısmını Afganistan’dan çekti.

El Kaide lideri Usame bin Ladin de Obama döneminde, 2011’in mayıs ayında Pakistan’ın başkenti İslamabad yakınlarındaki Abbottabad’da saklandığı yerde ABD’nin düzenlediği operasyonla öldürüldü.

[Tarihe geçen bu fotoğraf, Ladin operasyonunun ardından basına servis edildi. Fotoğrafta, o dönem ABD Başkanı olan Barack Obama ve Başkan Yardımcısı Joe Biden ile Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ulusal güvenlik ekibi üyeleri ve şu anki Dışişleri Bakanı Antony Blinken Beyaz Saray’da operasyonu takip ederken görülüyor. Fotoğraf: Reuters]

Sonuçsuz kalan sayısız görüşme yapıldı

ABD’nin ilk kez Başkan Barack Obama yönetiminde, savaş açtığı Afganistan’da barış adına Taliban ve Afgan hükümetleri arasında görüşmeler yürütülmesi için girişimleri oldu. 2011, 2012 ve 2013’teki çabalar sonuçsuz kaldı.

2016’da Pakistan’ın eş güdümünde ABD ve Çin’in katılımıyla Taliban ile Afgan hükümeti arasında yapılan barış görüşmelerinden de sonuç alınamadı.

O sırada, 2014’te ABD’nin Afganistan’daki savaş misyonu sona erdi. 13 bin 500 yabancı asker ise Afgan birliklerine eğitim, danışmanlık ve yardım için ülkede kaldı.

Afganistan işgalinin yanlış olduğunu ve askerlerin çekilmesi gerektiğini düşünen Donald Trump’ın 2017’de ABD Başkanı seçilmesinin ardından müzakereler yeniden gündeme geldi.

Afganistan’da ikinci kez göreve seçilen Cumhurbaşkanı Eşref Gani, 2018 başında Taliban ile ön koşulsuz müzakereye hazır olduklarını açıkladı. Gani ayrıca Taliban’ı meşru bir siyasi parti olarak tanımayı ve hapisteki örgüt üyelerini salıvermeyi vadediyordu.

Taliban barış için muhatabının Afgan hükümeti değil ABD olduğunu söyleyerek Gani’nin teklifine olumsuz yanıt verdi.

[ABD ile Taliban arasında imzalanan barış anlaşması, maddeler ve uygulanabilirliği açısından barındırdığı soru işaretleriyle tartışmalara neden oluyor. Fotoğraf: AA]

25 Şubat 2019’da ABD ile Taliban temsilcileri barış görüşmeleri için Katar’ın başkenti Doha’da ilk kez bir araya geldi.

12 Ağustos 2019’da ABD ve Taliban arasındaki 8’inci tur görüşmelerin tamamlamasının ardından tarafların anlaşmaya yaklaştığı duyuruldu.

Eski ABD Başkanı Trump’ın Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, Eylül 2019’da taraflar arasında anlaşmaya varıldığını, anlaşmanın Başkan Trump’ın onayını beklediğini açıkladı. Ancak aynı günlerde Kabil’deki terör saldırısında bir ABD askerinin ölmesi üzerine Trump anlaşmayı erteledi.

[Grafik: TRT Haber / Hafize Yurt]

29 Şubat 2020’deki anlaşma çekilme sürecini de belirledi

ABD ile Taliban arasındaki görüşmeler 2019’un aralık ayında yeniden başladı. Görüşmeler "şiddetin azaltılması" adı verilen bir fiili ateşkes kararıyla sonuçlandı.

2018’in ekim ayında başlayan ve böyle bir seyir izleyen görüşmelerin akabinde, 22 Şubat 2020’de başlayan 7 günlük sürenin sonunda 29 Şubat 2020’de Katar’ın başkenti Doha’da Taliban ve ABD arasında "Afganistan’a Barış Getirme Amacındaki Anlaşma" başlıklı güvenlik anlaşması imzalandı. Törene, Türk Dışişleri Bakanı ve o dönemin ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da katıldı.

Anlaşma;

– Afganistan topraklarının ABD ve müttefiklerinin güvenliği aleyhinde kullanılmasına izin verilmemesi,

– Afganistan’daki tüm yabancı askerlerin çekilmesi için aşamalı bir takvim öngörülmesi,

– 10 Mart 2020’de Afganlar arası müzakerelerin başlaması,

– Bu müzakereler sonucu kalıcı ve kapsamlı bir ateşkese ulaşılması gibi maddeler içeriyordu.

Mart ayında ülkedeki 12 bin ABD askerinin ülkeden kademeli çekilme süreci başladı.

[Afganistan’ın başkenti Kabilde görüntülenen ABD askerleri. 28 Ocak 2012. Fotoğraf: AP]

ABD Taliban’dan "garanti" aldı

Taliban bu anlaşmayla ABD’ye, Afganistan’ın El Kaide gibi terör örgütleri ve gruplar için korunaklı bir bölgeye dönüşmeyeceği "garantisi"ni verdi.

Kabil yönetimi ise ABD ile Taliban arasındaki müzakerelere katılmadı. Afgan hükümeti aylar sonra 12 Eylül’de Doha’da Taliban’la "tarihi" diye nitelendirilebilecek görüşmelere başladı. O dönem ABD Dışişleri Bakanı olan Mike Pompeo da oradaydı.

Çekilme 1 Mayıs’ta başlıyor, son tarih 11 Eylül 2021

Taliban barış anlaşmasının şartlarını yerine getirirse ABD’nin tüm askerleri ve NATO’daki müttefikleri de 14 ay içinde ülkeden çekilecekti. ABD’nin Taliban’a tüm yabancı güçlerin çekileceği sözü için verdiği süre Mayıs 2021’de doluyordu.

Önceki ABD Başkanı yönetimi, Afganistan’da kalan 2 bin 500 Amerikan askerinin çekilmesi için 1 Mayıs’ı son tarih olarak belirledi.

Tıpkı Trump gibi mevcut ABD Başkanı Biden da Afganistan’daki savaşı bitirmek istediğini her fırsatta dile getirdi.

20 yıllık bir savaşı sonlandırmanın konuşulduğu kadar kolay olmadığı bilinse de Biden’ın açıkladığı son takvim buna yaklaşıldığını gösteriyor.

ABD Başkanı Biden "Afganistan’dan tamamen çekiliyoruz" açıklamasını 14 Nisan 2021’de, 7 Ekim 2001’de ABD’nin eski Başkanı George W. Bush’un Afganistan’da savaşı başlatan operasyonu ilan ettiği Beyaz Saray’daki odada yaptı.

[2001’de ABD Başkanı olan George W. Bush’un Taliban’a savaş ilan ettiği Beyaz Saray’daki odada bu kez ABD Başkanı Joe Biden kameraların karşısına geçti ve Afganistan’dan çekileceklerini açıkladı. Fotoğraflar: AP ve Reuters. Kolaj: TRT Haber]

"Amerikan askerlerinin eve dönme zamanı"

Ülkeden çıkarken acele etmeyeceklerini vurgulayan Joe Biden, bir ülkede binlerce asker tutmayı "saçma" bulduklarını ve bu uzun savaşı bitirme zamanı geldiğini söyledi.

"20 yıl önce olan korkunç bir saldırı (11 Eylül saldırıları) nedeniyle Afganistan’a girdik. Bu durum, 2021’de hala orada olmamızı açıklayamaz. Taliban ile tekrar savaşa girmektense duruşumuzu etkileyecek, bugüne ve gelecek yıllara ulaşan zorlukların çözümüne odaklanmalıyız."

Buna göre, 1 Mayıs’ta son ABD askerleri çekilmeye başlayacak. Terör saldırılarının 20. yıl dönümü olan 11 Eylül 2021’e kadar tüm askerler ülkeden çekilmiş olacak.

Biden açıklamasında, Afganistan ile Taliban arasındaki barış görüşmelerini desteklemeye devam ettiklerini de anlattı ve Türkiye dahil bölge ülkelerinden destek isteyeceklerini dile getirdi.

"Biz Afgan kadın ve kız çocuklarının haklarını savunmaya devam ederken, önemli insani ve kalkınma desteği de sağlayacağız. Ayrıca bölgedeki diğer ülkelerden, özellikle de Pakistan, Rusya, Çin, ve Türkiye’den Afganistan’ı desteklemek için daha çok şey yapmalarını isteyeceğiz."

NATO karardan memnun, Afgan yönetimi de gidişata saygı duyduğunu açıkladı.

Türkiye vurgusu ve Ankara’nın duruşu: Kardeş Afganistan’a güçlü destek sürecek

NATO’nun Afganistan’daki Kararlı Destek Misyonu Çerçeve Ülkelerinin dışişleri bakanları, aynı gün Belçika’nın başkenti Brüksel’deki karargahında bir araya geldi. Türkiye’yi toplantıda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu temsil etti.

Konseyi Toplantısına katıldık.- için uzun vadeli strateji gerekiyor.-24 Nisan’da İstanbul’da ve ile Afgan barış süreci konusunda üst düzey bir konferans düzenleyeceğiz.-Türkiye’nin kardeş Afganistan’a güçlü desteği devam edecek.

— Mevlüt Çavuşoğlu (@MevlutCavusoglu)

Konuyla ilgili sosyal sitesi Twitter’daki hesabından bir açıklama yapan ve NATO Konseyi Toplantısı’na katıldığını hatırlatan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Afganistan için uzun vadeli strateji gerekiyor. 24 Nisan’da İstanbul’da ve BM ile Afgan barış süreci konusunda üst düzey bir konferans düzenleyeceğiz. Türkiye’nin kardeş Afganistan’a güçlü desteği devam edecek."

ABD dışında 7 binden fazla yabancı unsur var, da çekiliyor

Aynı toplantıda bulunan İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio da Afganistan’dan çekileceklerini açıkladı. İtalyan ANSA ajansının haberine göre İtalya’nın, NATO’nun Kararlı Destek Misyonu kapsamında bir kısmı başkent Kabil’de, büyük çoğunluğu ise ülkenin batısındaki Herat’ta olmak üzere 800 askeri görev yapıyor. İtalyan askerleri, özellikle ülkenin batısında yerel güvenlik güçleri için eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetleri yürütüyor.

[Afganistan’da görev yapan ABD askerleri… 28 Ocak 2012. Fotoğraf: AP]

Ülkede NATO liderliğindeki koalisyon güçlerinde ayrıca çoğunluğu NATO askeri olmak üzere 7 bin civarında yabancı güç var.

ABD İstihbaratının dikkat çekici raporu

Bu açıklamalarla hemen hemen aynı vakitlere denk gelen, ABD istihbarat kurumlarının ortak çalışması ile hazırlanan ve Amerikan Kongresine sunulan "2021 ABD İstihbaratı Tehdit Değerlendirmesi Raporu" ise Afganistan ile ilgili hiç de iç açıcı olmayan bir tablo ortaya koydu.

Terörizmin halen önemli bir tehdit olmaya devam edeceği vurgulanan raporda, Afganistan konusundaki şu ifadeler dikkat çekici:

"Gelecek yıl boyunca barış anlaşması beklentilerinin düşük olacağını değerlendiriyoruz. Taliban, savaş alanında kazanımlarına devam edecek ve koalisyonun desteğini çekmesi durumunda Afgan hükümeti, Taliban’ı kendinden uzak tutmakla uğraşacak. Taliban askeri zafer kazanacağı konusunda kendisine güveniyor."

Afgan hükümetinin halen büyük şehirleri ellerinde bulundurduğu hatırlatılan raporda, savunma görevleri ve toprak tutma kabiliyetlerinin düşük olduğuna işaret edildi.

[Fotoğraf: AA]

Taliban’ın tavrı tedirgin ediyor

Taliban ise yabancı askerler ülkeden çekilmeden Afganistan konulu hiçbir toplantıya katılmayacaklarını savunarak ülkeyi belirsiz bir sürecin beklediği fikrini pekiştirdi.

Anlaşmalara rağmen susmayan silahlar da Afgan halkının endişesi de bunun göstergesi.

Taliban her ne kadar yabancı güçlere saldırmamayı taahhüt etse de Afgan güvenlik güçlerine karşı eylemler anlaşma dışında kaldı. Taliban ve Afgan yönetimi karşılıklı olarak binlerce kişiyi serbest bıraktı. Afgan tarafları nihai anlaşmanın müzakeresi için ocakta usul ve yöntemde anlaştı ancak 22 Şubat’ta başlayan müzakerelerde içerik kısmına geçilemedi.

Kabil yönetimi, Taliban’dan öncelikle kapsamlı ateşkes uygulamasını istiyor ve ABD’nin de dillendirdiği geçiş hükümeti talebini reddediyor.

Taliban ise terör örgütleri listelerinden çıkabilmek için ABD’nin taahhüdünü yerine getirmesini istiyor.

ABD son olarak 8 Mart’ta, 90 gün zarfında şiddetin azaltılması ve taraflar arasında geçiş hükümeti kurulmasını önerdi. Afgan tarafları ile ABD’nin teklifiyle görüşmelerin nisanda Türkiye’de devam etmesi kararlaştırıldı.

Rusya, Çin, ABD ve da Afganistan krizinin çözümü ve barışın sağlanması için Taliban’a saldırılarını durdurma çağrısı yaptı.

Rusya’nın ev sahipliğinde başkent Moskova’da bu ülke temsilcilerinin katıldığı Afganistan meselesi çözümüne dair genişletilmiş üçlü toplantıdan ayrıca Afganistan hükümeti ve Ulusal Uzlaşma Yüksek Konseyi’nden Taliban ile diplomatik çözüm konusunda açıkça görüşme başlatmasının istendiği bir ortak açıklama çıktı.

Uzun, yıkıcı ve maliyetli bir savaş

ABD İstihbaratının da altını çizdiği üzere Washington’ın bu neredeyse 2 trilyon dolarlık savaşından geriye büyük bir enkaz kalıyor.

[Grafik: TRT Haber / Hafize Yurt]

ABD güçleri, Afgan yönetimi ve Taliban unsurları derken 20 yıllık süre zarfında Afganistan’a rekor sayıda bomba atıldı.

Tam sayılar hiçbir zaman bilinmese de e (BM) göre sadece 2020’de 3 binin üzerinde sivil hayatını kaybederken yaklaşık 6 bin sivil de yaralandı.

Afganistan’daki çatışmalarda 2 bin 500’e yakın Amerikan askeri de yaşamını yitirdi.

ABD’nin Rhode Island eyaletindeki Brown Üniversitesi Watson Uluslararası Çalışmalar Enstitüsünün "Costs of War" (Savaşın Maliyetleri) raporuna göre, savaşın başladığı 2001’den bu yana ölen kişi sayısı 150 bin civarında. Ölümlerin 40 binden fazlası sivil.

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.