Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ile Bitlis Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen “1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi”nde konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin beşeri sermayesinin gücüne dikkat çekti.
Memişoğlu, "Ne kadar bina yaparsanız yapın, ne kadar maddi geliriniz de olursa olsun eğer beşeri sermayeniz yani insan gücünüz kuvvetli değilse o gelip geçici olur. Bizim en büyük şansımız Türkiye'nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır." ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan çatışmalara ve masum insanların öldürülmesine değinen Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin bu coğrafyada gelişmeyi gösteren bir ülke olduğunu belirtti. İnsanlığa iyilik yapan ve barış içinde yaşamayı teşvik eden bir inancın ve medeniyetin temsilcileri olduklarını dile getirdi.
Gençlere seslenen Memişoğlu, "Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum. Bugün çevremizdeki kötülüğü maalesef görüyorsunuz. İnsanların birbirini öldürdüğü, katlettiği veya kardeşin kardeşe kırdırıldığı bir dünyada biraz materyalist, biraz bencil ve kötülüğün hakim olduğu bir dünyada ve zamanda yaşıyoruz. Siz kötülüğü eleştirebilirsiniz ama kötülük kendi işini yapıyor. Burada sorgulanması en önemli şey biz iyilik medeniyetinin insanları olarak iyilik medeniyetinin temsilcileri olarak ne yapıyoruz sorusudur." şeklinde konuştu.
Daha çok çalışma, üretme ve birlikte hareket etmenin önemini vurgulayan Memişoğlu, "Maalesef bazen duygusallığımızı, iyi niyetimizi kullanıp birbirimize çatıştırarak bu enerjimizi yok ediyorlar. Bizler farklılıklarını bir araya getirerek onu güçlü hale getirerek dünyayı, üç kıtayı yönetmişiz. Onun için yine farklılıklarımızı bir araya getireceğiz. Onun için gençler sizlerin esas hedefi bu olmalı." dedi.
İnternet ve sosyal medyanın getirdiği parametrelere dikkat çeken Memişoğlu, "Gelip geçici bir dünyadan bahsediyoruz. Sonu olan, sonu belli olan bir dünya hayatından bahsediyoruz. Onun için bu dünyada hoş sedayı nasıl bırakırım diye düşüneceksiniz. Yani şunu ifade etmek istiyorum. İdealizm, adanmışlık. Bunlar esasında hayatın anlamını ifade eder." sözleriyle idealizmin ve adanmışlığın hayatın anlamı olduğunu belirtti.
İşini iyi yapan ve bilgisine sahip olan kişilerin bu ülkede her türlü işlerinin hazır olduğunu söyleyen Memişoğlu, idealizm, adanmışlık, empati ve iyilik tarafının göz ardı edilmeye çalışıldığı bir süreçten geçildiğini vurguladı. Bu nedenle gençlere ideallerini, adanmışlıklarını ve insanlığa sevgilerini kaybetmemeleri tavsiyesinde bulundu.
Geçmişten örnekler veren Memişoğlu, "Eğer 21 yaşında idealizmi olmasaydı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethedebilir miydi veya 38 yaşında 6 dili olan bir adam Samsun'a çıkıp Mustafa Kemal olabilir miydi? İdealizm böyle bir adanmışlıktır. Onun için bugün burada bir idealizmi görmem sebebiyle çok mutlu oldum." diyerek sözlerini tamamladı.





