Toplumsal yaşamda kadının rolünün değişmesi ve iş gücüne katılım oranlarının eşitlenmesiyle birlikte ev içi sorumlulukların paylaşımı da yeniden şekilleniyor. Ancak değişmeyen tek şey, "kimin aynı anda daha fazla işi yönetebildiği" yönündeki tartışma olarak öne çıkıyor. İngiltere'de yürütülen bilimsel araştırma, kadınların çoklu görev (multitasking) becerisindeki üstünlüğünü ve erkeklerin bu süreçte neden "yetersiz" görüldüğünün biyolojik ve davranışsal nedenlerini tescilledi.
BASKI ALTINDA PERFORMANSLAR EŞİT ANCAK KONUŞMA DEVREYE GİRİNCE DURUM DEĞİŞİYOR
Brunel Üniversitesi bünyesinde görev yapan araştırmacı Dr. Diana Szameitat ve Dr. Andre J. Szameitat, toplumsal bir klişe haline gelen bu konuyu laboratuvar ortamında test etti. Araştırma kapsamında 41 erkek ve 37 kadın katılımcıya, günlük yaşamın koşturmacasını birebir simüle eden karmaşık fiziksel ve zihinsel görevler verildi.
Katılımcıların sadece fiziksel görevleri baskı altında yerine getirme hızları incelendiğinde, kadın ve erkek performansı arasında hiçbir yapısal fark saptanmadı. Ancak deneyin bir sonraki aşamasında işin içine sözel iletişim dahil edildiğinde erkeklerin performansında ciddi bir düşüş yaşandı. Katılımcılardan işlerini yaparken aynı zamanda kendilerine yöneltilen sözlü soruları yanıtlamaları istendiğinde, erkeklerin yüzde 25'inden fazlası soruları cevapsız bıraktı. Kadınlarda ise bu başarısızlık oranı yalnızca yüzde 10'da kaldı.

ERKEKLERİN SESSİZLİĞİ KLİŞELERİ BESLİYOR
Araştırma yöneticisi sinirbilimci Dr. Andre J. Szameitat, erkeklerin çoklu görev esnasında sözel iletişimi sürdürmekte zorlanmasının, toplumdaki "erkekler aynı anda iki işi yapamaz" algısının temel kaynağı olduğunu belirtiyor. Dr. Szameitat, "Çoklu görev sırasında cinsiyetler arası bir farkın olduğunu hepimiz hissediyorduk ancak bu durum ilk kez somut verilerle tanımlandı. Erkeklerin aynı anda hem bir işle uğraşıp hem de konuşması gerektiğinde sessizliğe bürünmesi veya yanıt vermekte gecikmesi, dışarıdan başarısız bir yönetim sergiledikleri algısını doğrudan tetikliyor" açıklamasında bulundu.
Kendi iki çocuklu yoğun aile yaşamlarından yola çıkarak bu deneyi tasarladıklarını ifade eden araştırmacı çift, elde edilen verilerin ev ve iş hayatındaki yönetim krizlerinin kökenine ışık tuttuğunu kaydediyor.
TARAFSIZ GÖZLEMCİLER ERKEKLERİ "KONTROLSÜZ" BULDU
Deneyin ikinci fazında ise görev başındaki kadın ve erkeklerin video kayıtları, süreçten tamamen bağımsız 80 kişiden oluşan tarafsız bir jüriye izletildi. Gözlemciler, kendilerine sunulan görüntüler üzerinden her iki cinsiyetin kriz anındaki yönetim becerilerini değerlendirdi.
Sözlü soruların başladığı kesitleri inceleyen gözlemciler, erkek dövüşçülerin (çalışanların) süreç üzerinde "daha az kontrol sahibi" göründüğünü ifade etti. Katılımcıların beden dillerini ve performans eğrilerini analiz eden jüri üyeleri; erkeklerin çoklu görev esnasında kadınlara kıyasla daha başarısız performans sergilediği, işe karşı daha az çaba harcadığı ve yaptıkları işten çok daha çabuk soğuyarak hoşnutsuzluk gösterdiği yönünde ortak görüş bildirdi. Bilim insanları, bu algısal farkın tamamen erkeklerin çoklu görev esnasında iletişim becerilerini geri plana itmesinden kaynaklandığını, kadınların ise bilişsel esneklik sayesinde hem işi hem de iletişimi eş zamanlı yürütebildiğini vurguluyor.





