Antalya'nın Alanya ilçesinde, klasik mimariyle yeniden tasarlanan bir otel, bünyesinde sergilediği Antik Roma dönemine ait tarihi eserlerin replikalarıyla misafirlerine sıradan bir konaklamanın ötesinde kültürel bir deneyim yaşatıyor.

Otel sahibi Egemen Özaslan, 1989 yılında modern bir tasarımla açtıkları tesisi, babasının tarihi eser koleksiyonculuğu tutkusundan ilham alarak 2005 yılında klasik bir konsepte dönüştürdüklerini belirtti. Alanya'daki oteller arasında fark yaratmayı hedeflediklerini söyleyen Özaslan, bu dönüşümün oldukça meşakkatli olduğunu ve her detayın aslına uygunluğuna özen gösterdiklerini vurguladı.

Otelde, Antik Roma'ya ait Zeus, Poseidon ve Afrodit gibi figürlerin de bulunduğu yaklaşık 200 heykelin ve dönemi anlatan 150'den fazla yağlı boya tablonun replikası bulunuyor. Mimari değişiklikler sırasında, bakanlıktan izin alarak müzelerdeki eserlerin birebir kopyalarını üreten bir firma ile çalıştıklarını belirten Özaslan, bu eserlerin otelin çeşitli noktalarına yerleştirildiğini ve değişimin sadece dış cepheyle sınırlı kalmadığını ifade etti.

Restoran, mutfak ve kafeterya gibi alanlarda da aynı tarihi atmosferi yaşatmaya çalıştıklarını dile getiren Özaslan, otelin 113 odasının her birinde en az bir eser kopyasının bulunduğunu söyledi.

"Hedefimiz orijinal parçaları sergilemek"

Özaslan, misafirlere sadece deniz, kum ve güneş sunmak yerine, Alanya Kalesi ve Syedra Antik Kenti gibi şehrin tarihi zenginliklerine de dikkat çekmek istediklerini belirtti. Bu konsept değişikliğinin, misafir profillerini de farklılaştırdığını ve tarihe merak uyandırdığını anlatan Özaslan, "Alanya artık 'yaşayan bir tatil şehri' olma yolunda ilerliyor" dedi.

Vefat eden babasının tarihe olan ilgisinin bu dönüşümün temelini oluşturduğunu belirten Özaslan, babasının sadece replikalarla yetinmediğini ve annesinin sürdürdüğü koleksiyonerlik kapsamında elde edilen Selçuklu, Osmanlı ve Roma dönemlerine ait orijinal parçaları da otelde sergilemeyi hedeflediklerini ekledi.

"Burası adeta bir müze"

Alanya'yı üçüncü kez ziyaret eden Aleksandras Misaniukas, otelin dış tasarımından etkilendiğini ve burada konaklamaya karar verdiğini söyledi. Otelin bir müzeyi andırdığını belirten Misaniukas, "Orijinaline birebir benzeyen heykeller ve gerçek yağlı boya tablolar dikkatimi çekti. Burası gerçekten bir 'müze otel.' Konaklamam süresince tarihe yönelik çok şey öğrendim. Bir sonraki sene tekrar gelmeye karar verdim" ifadelerini kullandı.

Otelde ikinci kez konaklayan İnga Domantiene de otelin her köşesinde bir sanat eseriyle karşılaşmanın kendilerini mutlu ettiğini ve gelecek yıl kızını da getirmek istediğini belirtti.