Adana'da 6 Şubat 2023'teki depremde 96 kişinin hayatını kaybettiği Alpargün Apartmanı'nın yıkılmasıyla ilgili, müteahhit Hasan Alpargün'e verilen cezanın istinaf incelemesinde 22 yıl 6 aya indirilmesinin gerekçesi açıklandı. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan verdiği cezayı hukuka aykırı bularak, sanığı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan cezalandırdı.
Mahkeme, Alpargün Apartmanı'nın yıkılmasında zeminden kaynaklı bir neden bulunmadığını, binanın taşıyıcı sistem tasarımının, imalatının ve denetiminin depreme yeterli cevabı verecek şekilde yapılmadığını belirtti. Bilirkişi raporlarına göre müteahhit Hasan Alpargün'ün kusurlu olduğu vurgulandı.
Kararda, "Bilirkişi raporunda belirtilen sebeplerin etkisiyle yapının yıkılarak, yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngörmesi gereken sanığın meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasından dolayı 'olası kastın' uygulanma koşulları oluşmamıştır." denildi. Gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın "bilinçli taksirle hareket ettiği" kabul edildi.
Bu gerekçelerle Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanık Hasan Alpargün'ün "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar verildi. Kararda, sanığın suçun işlenmesinden sonraki davranışları ve yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesi nedeniyle "iyi hal" indiriminin uygulanmadığı kaydedildi.
Alpargün Apartmanı'nın yıkılması sonucu 96 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında müteahhit Hasan Alpargün, 6 Şubat 2023'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) gitmiş, ardından Adana'ya getirilerek tutuklanmıştı. Alpargün'ün yüklü miktarda para transferi ve gayrimenkul alım girişimlerinde bulunduğu iddia edilmişti.





