ABD ve İsrail'in son günlerde İran'a karşı başlattığı askeri operasyonlar, Orta Doğu'da yeni bir güvenlik ve güç dengesi tartışmasını beraberinde getirdi. ABD eski Başkanı Donald Trump, CNN'e verdiği röportajda, Amerikan ordusunun İran'a yönelik saldırılarının etkili şekilde sürdüğünü ve "büyük dalganın" henüz başlamadığını belirtti. Trump, askeri müdahalenin kısa sürmesini istediğini vurgularken, ABD'nin dünyanın en büyük ordusuna sahip olduğunu ve bu gücü aktif biçimde kullandığını kaydetti.
Trump, İran'a karşı yürütülen operasyonların yalnızca askeri boyutta kalmadığını, İran halkının rejimden ülkenin kontrolünü geri almasına yardımcı olmak için farklı yollar da denendiğini ifade etti. Ancak şu anda İran'da güvenliğin sağlanamadığını, büyük çaplı bir askeri hamlenin henüz gerçekleşmediğini ve asıl etkinin yakın zamanda ortaya çıkacağını dile getirdi.
Bölgedeki Arap ülkelerinin İran'ın saldırıları karşısında tutum değiştirdiğine dikkat çeken Trump, bu ülkelerin başlangıçta çatışmaya sınırlı katılım gösterme eğilimindeyken, son gelişmelerle birlikte daha aktif bir şekilde müdahil olmaya başladıklarını savundu. Trump, İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarını "büyük bir sürpriz" olarak nitelendirirken, bölgedeki liderlerin kararlı ve tecrübeli olduğunu belirtti.
İran'ın nükleer programına ilişkin endişeler de röportajda öne çıktı. Trump, İran'ın uzun süredir nükleer tehdit altında olduğunu ve bu nedenle bölge halkının kalıcı bir huzura ulaşamadığını söyledi. Olası bir rejim değişikliği halinde İran'ın gelecekte kim tarafından yönetileceğinin belirsizliğini koruduğuna işaret etti.
Trump, İran'a yönelik ilk saldırıların ülkenin liderlik kadrosunda ciddi kayıplara yol açtığını ve 49 üst düzey kişinin tek bir yerde toplanması sırasında hedef alındığını belirtti. Liderlerin öldürülmesinin ardından İran'da yönetim boşluğu oluştuğunu ve mevcut durumda ülkeyi kimin yönettiğinin bilinmediğini ifade etti.
Müzakere sürecine dair değerlendirmelerinde ise Trump, ABD ekibinin İranlılarla anlaşma sağlayamadığını, her yeni teklifin geriye doğru bir adım olarak karşılandığını ve İran'ın uranyum zenginleştirmeyi bırakmayı kabul etmediğini kaydetti. Trump, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş maddelerin tehlikeli boyutlara ulaştığını ve bu durumun bölge güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
ABD'nin askeri operasyonlarının, İran tehdidini ortadan kaldırmaya yönelik uzun vadeli bir stratejinin parçası olduğunu vurgulayan Trump, geçmişte İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesini hatırlatarak, bu tür adımların İsrail'in varlığını korumada kritik rol oynadığını savundu.
İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta başlattığı saldırılara karşılık olarak İran da, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn dahil olmak üzere çeşitli bölge ülkelerindeki hedeflere saldırılar düzenledi. ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin öldüğü bildirildi. İran Kızılayı'nın verilerine göre, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişi hayatını kaybederken, 747 kişi yaralandı.