ABD Adalet Bakanlığı, son günlerde kamuoyunda tartışma yaratan Epstein davası belgelerinin eksik veya uygunsuz şekilde gizlenip gizlenmediğine dair iddialar üzerine inceleme yürütüyor. Özellikle Ghislaine Maxwell'in davasına ilişkin bazı belgelerin kayıp olduğuna yönelik haberler, ABD'de ve uluslararası alanda şeffaflık ve hesap verebilirlik taleplerini yeniden gündeme getirdi.

Bakanlık, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, kamuoyunun dikkatini çeken tüm belgelerin titizlikle incelendiğini ve herhangi bir belgenin uygunsuz şekilde gizlendiğinin tespit edilmesi halinde, yasal çerçevede kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. CNN'in haberine göre, Maxwell'in avukatlarına sunulan yaklaşık 325 tanık mülakatından 90'dan fazlası bakanlığın internet sitesinde yayımlanan arşivde yer almıyor. Eksik olduğu öne sürülen belgeler arasında, Epstein'in çocuk yaşta istismarda bulunduğunu iddia eden ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ı da suçlayan bir mağdurun FBI ifadeleri de bulunuyor.

Uluslararası kaynaklar, Epstein davasının yalnızca ABD'de değil, dünya genelinde siyasi ve toplumsal etkiler yarattığına dikkat çekiyor. Açıklanan dava dosyalarında eski Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield, Alan Dershowitz ve Bill Richardson gibi çok sayıda tanınmış isim yer aldı. Bu durum, davanın küresel ölçekte güvenlik, siyaset ve medya gündemini etkilemesine neden oldu.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile yapılan ortak incelemede, ünlü isimlerden oluşan bir 'müşteri listesi' tutulduğuna dair kanıt bulunamadığı ve Epstein'in hücresinde intihar ettiğinin belirlendiği belirtildi. Epstein, 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019'da New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'nde ölü bulunmuştu.

Bir Adalet Bakanlığı sözcüsünün açıklamasına göre: "Hiçbir belge silinmedi, kapsam dahilindeki tüm belgeler yayımlandı."